<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık arşivleri - No Blog Title Set</title>
	<atom:link href="https://www.ertandonmez.com.tr/kategori/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ertandonmez.com.tr/kategori/saglik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 May 2020 17:37:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Kan Şekerini Düşürmenin Doğal ve Bilimsel Yolları</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/kan-sekerini-dusurmenin-dogal-ve-bilimsel-yollari/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/kan-sekerini-dusurmenin-dogal-ve-bilimsel-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 17:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=5979</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="672" height="346" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek.png 672w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek-300x154.png 300w" sizes="(max-width: 672px) 100vw, 672px" /></div>
<p>Yüksek şekeri düşürmek için kullanabileceğiniz birçok yöntem var. Bunlardan en sık kullanılanı ise ilaçlar. Bir hekim olarak bu yazıda ilaçlar yerine şekeri düşüren bitkiler, besinler ve destekleri incelemek istedim. Kötü beslenme alışkanlıkları, artan vücut ağırlığı ve rafine şekerden zengin paketli besinlerin zararlarını birçok kişi adı gibi ezberledi. Bahsi geçen zararlardan en önemlisi aynı zamanda bu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/kan-sekerini-dusurmenin-dogal-ve-bilimsel-yollari/">Kan Şekerini Düşürmenin Doğal ve Bilimsel Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="672" height="346" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek.png 672w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek-300x154.png 300w" sizes="auto, (max-width: 672px) 100vw, 672px" /></div><p class="description">Yüksek şekeri düşürmek için kullanabileceğiniz birçok yöntem var. Bunlardan en sık kullanılanı ise ilaçlar. Bir hekim olarak bu yazıda ilaçlar yerine şekeri düşüren bitkiler, besinler ve destekleri incelemek istedim.</p>
<div class="thumbnail gatsby-image-wrapper"><picture><source srcset="/static/07fefc1342564a1e5735bf05c28fade5/85218/sekeri-dusurmek.webp 1x" type="image/webp" /><source srcset="/static/07fefc1342564a1e5735bf05c28fade5/b7dfe/sekeri-dusurmek.jpg 1x" /></picture></div>
<div class="postBody">
<div>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-5981 size-full" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek.png" alt="" width="672" height="346" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek.png 672w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmek-300x154.png 300w" sizes="(max-width: 672px) 100vw, 672px" /></p>
<p>Kötü beslenme alışkanlıkları, artan vücut ağırlığı ve rafine şekerden zengin paketli besinlerin zararlarını birçok kişi adı gibi ezberledi.</p>
<p>Bahsi geçen zararlardan en önemlisi aynı zamanda bu yazımın kahramanı; kan şekeri yüksekliği!</p>
<p>Birçok kişi yüksek kan şekerinden muzdarip ve zarar görmemek için şekeri düşürmenin yollarını arıyor. İşte bu noktada klinikte takip ettiğim tip 1 ve 2 diyabetli hastalarımdan edindiğim beslenme, fitoterapi ve yaşam tarzı deneyimlerini sizler için bir araya getirdim.</p>
<p>Hazırsanız başlıyoruz!</p>
<div>
<h3><span id="Kan_sekeri_nasil_yukselir">Kan şekeri nasıl yükselir?</span></h3>
<p>Önce kan şekerini neden düşürmeniz gerektiğinden başlamam gerekiyor. Çünkü konunun önemini kavramadan harekete geçmek için yeteri kadar güç toplamanız oldukça zor.</p>
<p>Yolculuk ağzınıza attığınız besin ile başlar. Çiğnedikten sonra yutarak midenize gönderdiğiniz besin mide asidi ile karışarak püre kıvamına gelir. Kısmen sindirilmiş ve hala sindirilmeye devam eden besinler midenizden bağırsaklara geçmeye başlar.</p>
<p>İşte emilimin büyük kısmının gerçekleşeceği nokta budur. Çünkü mideden sonra devam eden ince bağırsağınızda bulunan “villi” adı verilen parmaksı çıkıntılar besinlerin daha rahat emilmesini sağlar.</p>
<p>Emilen besinler kana geçer. Burada önem taşıyan iki nokta var. Besinlerin emilme hızı ve içeriği.</p>
<p>Eğer hızlı emilen ve yoğun karbonhidrat içeren besin tükettiyseniz anlık olarak kana geçen şeker “glikoz” miktarı artar. İşte bu durum kandaki şeker yoğunluğunu arttırır. Peki sonra?</p>
<h3><span id="Kan_sekeri_nasil_kontrol_edilir">Kan şekeri nasıl kontrol edilir?</span></h3>
<p>Artan kan şekeri hücrelere alınmalı ve kandaki yoğunluk azaltılmalıdır. Aksi taktirde zararlı hale gelir.</p>
<p>O noktada görev insülin hormonuna kalır. Artan kan şekeri insülin salınımını uyarır. Pankreastan salınan insülin hormonu ise kandaki şekeri hücrelere sokmak için uyarı verir. Ayrıca hücrelere giren şeker moleküllerin depolanmasını sağlar.</p>
<p>Tip 1 ve 2 diyabet hastalarının ayrıldığı nokta ise tam olarak burası. <strong>Tip 1 diyabet</strong> hastalarında insülin salgılayan hücreler hasar gördüğü için vücutta insülin eksikliğine bağlı yüksek kan şekeri görülür.</p>
<p><strong>Tip 2 diyabet</strong> hastalarında ise kötü beslenme, aşırı kilo ve benzeri etkenlere bağlı olarak ortalama kan şekeri artar. Bu durum sürekli insülin salınmasına sebep olur. Hücreler artan insülin salınımına bağlı olarak duyarsızlaşır. Yani insülin direnci oluşur. Aşırı direnç ise bir noktada kan şekerinin düşürülememesine neden olacaktır.</p>
<p>Sonuç olarak “şeker hastalığında” ve diğer birçok durumda yüksek kan şekeri bizim için bir problemdir ve onu düşürmeye çalışırız. Bunun için bazen ilaçlara gerek duysak da çoğu zaman sadece doğal takviyeler, besinler ve yaşam tarzı değişikleri yeterli olmaktadır.</p>
</div>
<div class=" gatsby-image-wrapper">
<div></div>
<picture><source srcset="/static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/f142e/sekeri-dusurmenin-yollari.webp 169w, /static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/835ef/sekeri-dusurmenin-yollari.webp 337w, /static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/771ed/sekeri-dusurmenin-yollari.webp 674w, /static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/0e4a9/sekeri-dusurmenin-yollari.webp 730w" type="image/webp" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /><source srcset="/static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/e435c/sekeri-dusurmenin-yollari.jpg 169w, /static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/32bc3/sekeri-dusurmenin-yollari.jpg 337w, /static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/7cf33/sekeri-dusurmenin-yollari.jpg 674w, /static/4cfb73c06edaa2905172f07ed2a3b3eb/a26a1/sekeri-dusurmenin-yollari.jpg 730w" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /></picture>
</div>
<div>
<h2><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5982" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmenin-yollari.png" alt="" width="670" height="443" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmenin-yollari.png 670w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusurmenin-yollari-300x198.png 300w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></h2>
<h2><span id="Sekeri_dusurmenin_yollari">Şekeri düşürmenin yolları</span></h2>
<p>Kan şekerinin nasıl yükseldiğini açıklamamın sebebi ona nasıl müdahale edebileceğinizi öğretirken zorluk yaşamamaktı. Artık süreci biliyorsunuz, artık sadece püf noktaları anlatmak kaldı.</p>
<p>Hadi başlayalım.</p>
<h3><span id="Lifli_veya_yagli_beslenmek">Lifli veya yağlı beslenmek</span></h3>
<p>Tükettikleriniz kadar onları nasıl sindirdiğiniz de önemlidir. Bu noktada kafanızda şimşekler çaktığına eminim.</p>
<p>Merak etmeyin, ilk değilsiniz. Konuyla ilgili önceden yapılan araştırmalarda da aynı şey denenmiş. Sindirimi yavaşlatan veya sindirilen besinlerin emilme hızını azaltan besinler kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Bu durum dolaylı olarak kan şekerinin daha kolay düşürülebilmesi demek.</p>
<p>Sindirimi yavaşlatan ve emilimi zorlaştıran besinler ise lif ve yağ ağırlıklı olanlar. Salata tüketmenin yada en azından besinleri doğru miktarda yağ ile pişirmenin ne kadar önemli olduğunu görüyorsunuz değil mi?</p>
<blockquote><p>Ayrıca doğal ve hayvansal yağ kaynaklarını tercih ediyorsanız bedeninize bir miktar doğal CLA sokmuş olursunuz.</p>
<p>Doğal CLA hücrelerinizin insüline daha duyarlı olmasını ve kan şekerini daha rahat düşürmesini sağlar.</p></blockquote>
<h3><span id="Yemek_sonrasi_egzersiz_yapmak">Yemek sonrası egzersiz yapmak</span></h3>
<p>Kan şekeri yükseldiğinde tek yol onu hücre içine çekip kullanmak veya depolamak. Bu noktada depolama sürecinin daha uzun ve sancılı olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur.</p>
<p>Diğer seçenek ise onu enerji olarak kullanmak.</p>
<p>Yemek sonrası kısa bir yürüyüşün glikoz toleransını arttırdığını, kan şekerinin ve tansiyonun azaldığını gösteriyor (1, 2, 3). Dolayısıyla beslenme düzenini kontrolsüz şeker düzeylerine sahip bireylerde egzersize göre konumlandırmak gerekiyor.</p>
<p>Yani akşam egzersiz yapılacaksa en ağır öğünü akşam egzersiz öncesine konumlandırmak kan şekerini kontrol etmek için en iyi seçim olacaktır.</p>
<blockquote><p>Aşırı yoğun egzersizler için bir istisna mevcut.</p>
<p>Bu tip egzersizlerde artan fiziksel stres kan şekerinin arttırılmasına neden olur. Ama uzun vadede yükselen kan şekeri normal insanların ortalamasından aşağıya düşerek toparlanır.</p></blockquote>
<h3><span id="Uyku_ve_stres_faktorleri">Uyku ve stres faktörleri</span></h3>
<p>Vücudunuz hayatta kalmak için mükemmel sigorta mekanizmalarına sahiptir. Bunlardan şu anda bizi ilgilendiren hormon ise kortizol.</p>
<p>Streste salınan ve vücutta birçok farklı mekanizmayı kontrol ederek hayatta kalmayı kolaylaştıran bu hormon aynı zamanda kan şekerinin artmasını sağlar.</p>
<p>Bu şekilde “savaş ve kaç” tepkisinin sürdürülebilmesi mümkün olur. Şöyle düşünün, ani bir hayvan saldırısında artan stresiniz veya göç sırasında uykusuz kalmak kan şekerinizi arttırır ve hareket etmeniz için enerji sağlar.</p>
<p>Burada herhangi bir sorun yok. Problem, günlük hayatta stresin kronik yani sürekli hale gelmesi. (Uykusuzluk veya mental stresten bahsediyorum.)</p>
<p>Bu etkiler sizin kan şekerinizin düşmesini engeller ve sürekli yüksek kalmasına neden olur. Dolayısıyla kan şekerinizi düşürmek istiyorsanız öncelikle onu sürekli yüksek tutan uykusuzluk ve mental stresi azaltmalısınız.</p>
<p>Konuyla ilgili uyku rehberi ve kronik stresten kurtulma adlı iki yazım var, göz atmanızı tavsiye ederim.</p>
</div>
<div class=" gatsby-image-wrapper">
<div></div>
<picture><source srcset="/static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/f142e/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.webp 169w, /static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/835ef/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.webp 337w, /static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/771ed/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.webp 674w, /static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/0e4a9/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.webp 730w" type="image/webp" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /><source srcset="/static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/e435c/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.jpg 169w, /static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/32bc3/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.jpg 337w, /static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/7cf33/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.jpg 674w, /static/210e91e7568ffc38713d98a322fa3872/a26a1/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.jpg 730w" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /></picture>
</div>
<div>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5983" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.png" alt="" width="673" height="301" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler.png 673w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sekeri-dusuren-bitkiler-besinler-300x134.png 300w" sizes="auto, (max-width: 673px) 100vw, 673px" /></h2>
<h2><span id="Sekeri_dusuren_bitkiler_ve_besinler">Şekeri düşüren bitkiler ve besinler</span></h2>
<p>Artık koruyucu tavsiyelerden radikal önlemlere geçmemiz gerek. Biliyorsunuz, bitkiler bazı konularda ilaçlar ile boy ölçüşebilecek etkilere sahip olabiliyor.</p>
<p>Bu konulardan biri de kan şekeri. İşte benim tercih ettiğim, hastalarıma reçete ettiğim bitki ve desteklerden bazıları.</p>
<ul>
<li><strong>Tarçın</strong><strong>:</strong> Artık bilmeyeni dövüyorlar. Evet, bir itirazım yok. Tarçın kan şekerini düşürmek için kullanılabilir (4).</li>
<li><strong>Brokoli filizi:</strong> İçerdiği etkin maddeler normal brokoliden onlarca kat fazladır. Tabi ki etkileri de öyle. Özellikle kan insülin düzeyini azaltmak için beslenme süreçlerinde önerilebilir.</li>
<li><strong>Çemen otu:</strong> Diyabetiklerde sık tercih ettiğim bir destek. Dikkatli kullanılmalı çünkü etkileri çok kuvvetli.</li>
<li><strong>Zerdeçal:</strong> Hala araştırma aşamasında olan zerdeçal içerisinde bulunan “curcumin” etken maddesi ile kan şekerinin düşmesine yardım edebilir. Buradaki en önemli konu gerçek bir etki istediğiniz takdirde toz zerdeçal yerine özel hazırlanmış ekstraktları kullanmanız gerektiği gerçeği. Çünkü curcumin etken maddesi çok dayanıksızdır ve midenizde hızla bozulur.</li>
<li><strong>Sirke:</strong> Yüksek karbonhidrat içeren yemeklerde kullanılması gereken bir destek. Ben hastalarıma -eğer kahvaltı yapacaklarsa- uyandıktan sonra elma sirkesi tüketmeyi tavsiye ediyorum.</li>
<li><strong>Psyllium:</strong> Kendisi bir lif ürünü. Özellikle beslenmesinde kontrolü sağlanamayan bireylerde tercih edilebilir.</li>
<li><strong>Yaban mersini:</strong> Harika bir besin olmasına rağmen ülkemizde taze olarak bulmak kolay değil. Dolayısıyla benim ilk tercihim değil. Genelde deniz aşırı ülkelerdeki hastalarıma tavsiye ediyorum (5). Ayrıca kendisi harika bir antioksidandır.</li>
<li><strong>Sarımsak:</strong> İnsülin direnci olan bireylerde yağ dokusunun harekete geçirilmesi ve yakılmasında yardımcı olan bir destek olarak tercih edilmelidir (6).</li>
</ul>
<p>Ayrıca alfa lipoik asit (7), krom ve D vitamini kan şekerini düşürmek için kullanılabilir.</p>
<p>Burada krom desteğinin mutlaka doktor kontrolünde verilmesi gerektiğinden, D vitamini desteğinin eksiklik haricinde kullanılmamasına ve alfa lipoik asit için iyi bir takip ihtiyacı olduğuna kadar birçok ayrıntı var.</p>
<p>Ayrıca bu destekleri hafife almak yapmamanız gereken bir hata. Özellikle kan şekerini düşürmek için ek ilaç kullanıyorsanız bu desteklerden önce doktorunuza danışmanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Artık <strong>şekeri düşürmek için</strong> yapmanız gereken her şeyi biliyorsunuz. Merak ettiklerinizi bana yorumlar aracılığıyla sormayı unutmayın.</p>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/kan-sekerini-dusurmenin-dogal-ve-bilimsel-yollari/">Kan Şekerini Düşürmenin Doğal ve Bilimsel Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/kan-sekerini-dusurmenin-dogal-ve-bilimsel-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakız Çiğnemek: Faydaları Ve Zararları</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/sakiz-cignemek-faydalari-ve-zararlari/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/sakiz-cignemek-faydalari-ve-zararlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2020 17:34:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=5985</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="666" height="339" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek.png 666w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek-300x153.png 300w" sizes="auto, (max-width: 666px) 100vw, 666px" /></div>
<p>Sakız çiğnemek sizin içinde artık bir alışkanlık haline geldiyse bu yazım sakız çiğnemenin fayda ve zararlarını kavramanız için oldukça önemli. Sakız çiğnemek son zamanlarda artık daha fazla rastladığım alışkanlıklardan. Aslında hiçbir neden ve rasyonel ihtiyaç ile bağlantılı olmayan sakız çiğneme basit bir aktivite olarak başlayıp bir alışkanlık haline geliyor. Peki birçok kişiyi etkileyen sakız çiğneme eyleminin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/sakiz-cignemek-faydalari-ve-zararlari/">Sakız Çiğnemek: Faydaları Ve Zararları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="666" height="339" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek.png 666w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek-300x153.png 300w" sizes="auto, (max-width: 666px) 100vw, 666px" /></div><p>Sakız çiğnemek sizin içinde artık bir alışkanlık haline geldiyse bu yazım sakız çiğnemenin fayda ve zararlarını kavramanız için oldukça önemli.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5986" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek.png" alt="" width="666" height="339" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek.png 666w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemek-300x153.png 300w" sizes="auto, (max-width: 666px) 100vw, 666px" /></p>
<p><strong>Sakız çiğnemek</strong> son zamanlarda artık daha fazla rastladığım alışkanlıklardan. Aslında hiçbir neden ve rasyonel ihtiyaç ile bağlantılı olmayan sakız çiğneme basit bir aktivite olarak başlayıp bir alışkanlık haline geliyor.</p>
<p>Peki birçok kişiyi etkileyen sakız çiğneme eyleminin fayda ve zarar ilişkisi hakkında ne biliyorsunuz?</p>
<p>Bu yazıda sakızın içerisinde bulunan maddeleri, <strong>sakız çiğnemenin fayda ve zararları</strong> ile ilgili konuşacak, soruları cevaplayacağım.</p>
<p>Hazırsanız başlıyoruz.</p>
<h2><span id="Sakiz_cignemek_Neden">Sakız çiğnemek: Neden?</span></h2>
<p>Sakız çiğnemek için çok az geçerli sebep var. Buna rağmen birçok insan sakız çiğnemeye devam ediyor. Madem öyle bu alışkanlığın olumlu ve olumsuz yanlarını incelemek gerekiyor.</p>
<p>İncelemeye sakızın içerisinde sık bulunan maddelerden başlayalım.</p>
<p>Öncelikle daha az zararlı olabilecek sakız hammaddesi, yumuşatıcı ve tatlandırıcıları açıklama gereği duymadığımı belirteyim. Ama aşağıdaki katkı maddeleri önemli.</p>
<p>En önemlisi <strong>bütil hidroksi toluen (BHT)</strong> olarak adlandırılır. Bu koruyucu ajan sakızların birçoğunda bulunmakla beraber aşırı doz kullanımı hayvan çalışmalarında kanser riskinde artışa neden olmuştur.</p>
<p>Sakız içerisinde ise küçük dozlar bulunduğundan FDA tarafından onay alan BHT şüpheli bir koruyucu.</p>
<p><strong>Titanyum dioksit</strong> bir diğer şüpheli madde. Birçok ilaç ve sakızda bulunan titanyum dioksit üzerinde yapılan hayvan çalışmasında aşırı dozların organ ve sinir sistemi hasarı oluşturduğu belirlenmekle beraber yine küçük dozları insanlarda güvenli olarak belirtiliyor.</p>
<blockquote><p>İki önemli ve neredeyse her sakızda bulunan katkı maddesinin aşırı doz tehlikesi kanıtlanmış olmasına rağmen düşük dozlarının kullanımına izin veriliyor.</p>
<p>Bu durum beni rahatsız ediyor zira küçük dozların düzenli kullanımı da zararlı olabilir.</p></blockquote>
<p>Tamam, sakız içeriğindeki şüpheli iki maddeye baktık.</p>
<p>Peki katkı maddesini şimdilik görmezden gelerek sakızın fayda ve zararlarını incelemeye ne dersiniz? Hadi devam edelim!</p>
<h3><span id="Sakiz_cignemenin_faydalari">Sakız çiğnemenin faydaları</span></h3>
<p>Sakız ile ilgili birkaç önemli fayda mekanizması mevcut. Bunlar gerekli olan durumlarda kısa süreli sakız çiğnenmesini uygun kılabilir.</p>
<p><strong>Hafıza ve odaklanma gücü:</strong> Sakız çiğnemek özellikle dikkat, hafıza ve işe odaklanmayı geliştirebilecek özelliğe sahip. Bunu direkt olarak otonom bir hareket oluşturarak sağlıyor. Sakız çiğnemeye benzer olarak öğrencilerdeki kalem çevirme veya farklı nesnelerle oynama sıralanabilir.</p>
<blockquote><p>Örnek bir araştırma sakız çiğnenerek yapılan kısa ve uzun süreli hafıza testlerinde sakız çiğnemenin kısa süreli hafızada %24, uzun süreli hafızada %36’lık bir gelişme sağladığı göstermiştir.</p></blockquote>
<p>Ayrıca benzer şekilde sakızın stresi azalttığı hatta kan kortizol düzeylerini düşürmeye yardımcı olduğunu araştırmalar gösteriyor. Bu durum özellikle öğrencilerde, sınava hazırlananlarda, sunum ve konuşma yapacaklarda sakızın önemli şekilde yardımcı olabileceğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Ağız ve diş sağlığı:</strong> Şekersiz sakız kullanmak ağız içi salgıyı arttırarak ortamın pH düzeyini optimal hale getirdiği biliniyor. Bu durum zararlı bakterilerin yaşamasını ve kötü kokulu nefesi engelleyecektir.</p>
<p>Ayrıca şekersiz sakızlarda kullanılan xylitol antibakteriyel özelliği ile ağız içerisindeki zararlı bakterilerin %75’ini yok etmekte.</p>
<blockquote><p>Burada dikkat etmeniz gereken iki şey var. İlki sakızın diş yapınızı fiziksel olarak bozabileceği. Bu sebeple sakız kullanımında uzun vadede diş yapısını ve herhangi bir kayma, bozulma olup olmadığını kontrol etmeniz gerekiyor.</p>
<p>İkinci olarak şekerli sakız çiğnememeniz önemli. Şekerli sakızlar ağız içerisindeki zararlı bakterileri aşırı miktarda çoğaltarak plak oluşumuna ve çürüklere sebep olabilir.</p></blockquote>
<p><strong>Diğer etkiler:</strong> Bazı araştırmalarda sakız çiğnemenin kilo vermeye yardım ettiği gösterilmesine rağmen hala kesin bir görüş yok. Ayrıca “bazı” bireylerde sakız çiğnemenin daha tok hissettirdiğini biliyoruz.</p>
<p>Bir diğer konu ise sık kulak iltihabı yaşayan bireylerde tedavi amaçlı kullanım. Özellikle sık kulak yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda sakız çiğnemek enfeksiyon riskini azaltabilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5987" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemenin-fayda-ve-zararlari.png" alt="" width="663" height="437" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemenin-fayda-ve-zararlari.png 663w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2020/05/sakiz-cignemenin-fayda-ve-zararlari-300x198.png 300w" sizes="auto, (max-width: 663px) 100vw, 663px" /></p>
<h3><span id="Sakiz_cignemenin_zararlari">Sakız çiğnemenin zararları</span></h3>
<p>Sakız çiğnemek sağlayabileceği fayda kadar zarar potansiyeline de sahip. Bu tehlikeleri bilerek hareket etmeniz ileride hayal kırıklığı yaşamamanızı sağlayacak.</p>
<p><strong>Baş ağrısı:</strong> Özellikle genç bireylerde görülen baş ağrısının kaynağı sakız çiğneme alışkanlığı olabileceğini biliyoruz. Sakız ile kötüleşen baş ağrısı tipleri ise migren ve gerilim tipi  olarak sıralanabilir.</p>
<p><strong>Bağırsak florası zararı:</strong> Sakız içerisinde bulunan katkı maddelerinin bağırsak florasına zarar verebileceği bilinmekte. Özellikle aspartam ve yazıda yer verdiğim xylitol bağırsak florasını bozabilir.</p>
<p><strong>Hava yutma ve gaz:</strong> Sakız çiğnerken küçük hava paketlerini farketmeden yutarsınız. Bu bağırsaklarınızda ciddi gaz birikmesi ile sizi rahatsız edebilir.</p>
<blockquote><p>Ayrıca sakız içerisinde bulunan laksatifler (bağırsak üzerinde dışkıyı yumuşatan içerik) gaz ve ishal şikayetini ilerletebilir.</p>
<p>Bu sebeple özellikle irritabl bağırsak sendromuna sahip bireylerin sakız çiğnemeyi tekrardan düşünmesi önemli.</p></blockquote>
<p><strong>Çene eklemi problemleri:</strong> Sakız çiğnemek çene eklemi (Temporomandibular joint-TMJ) problemi olanlarda durumu kötüleştirebilir. Zira sürekli çiğneme eylemi mevcut eklem harabiyetini arttırabilir.</p>
<h3><span id="Sakiz_cignemek_Sonuc">Sakız çiğnemek: Sonuç</span></h3>
<p><strong>Sakız çiğnemek</strong> farklı açılardan bakıldığında bizi farklı sonuçlara götüren bir eylem. Bu sebeple <strong>sakız çiğnemenin faydaları ve zararları</strong> iyi incelenmeli ve kişi bazlı olarak karar verilmeli.</p>
<p>Eğer sakız çiğnemeden yapamıyorsanız aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçının sizde olmadığına emin olun.</p>
<ul>
<li>Sık baş ağrısı.</li>
<li>İrritabl bağırsak sendromu.</li>
<li>Çene kemiği eklemi problemini.</li>
<li>Bağırsak flora bozuklukları.</li>
</ul>
<p>Benim önerim ise zorunlu kalmadıkça sakız çiğnememeniz. Çünkü fayda/zarar profili, zarar tarafını göstermekte.</p>
<p>Bu harika yazı için Dr. Can Çiftçiye teşekkürler.</p>
<p><strong>Kaynak : https://www.fitekran.com/sakiz-cignemek/</strong></p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/sakiz-cignemek-faydalari-ve-zararlari/">Sakız Çiğnemek: Faydaları Ve Zararları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/sakiz-cignemek-faydalari-ve-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salyangoz Kremi Kullananlar</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/salyangoz-kremi-kullananlar/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/salyangoz-kremi-kullananlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2017 09:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=5444</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="300" height="260" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/ilvina-salyangoz-kremi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /></div>
<p>Salyangoz kremi, dünden bugüne özellikle kadınların kullandığı kremlerden biridir. Sivilce izlerini gidermeden tutun kırışıklıkları yok ederek gençleştirmeye kadar pek çok etkisi vardır. İçeriğine baktığımızda salyangoz özü ve çeşitli yağlar bulunmaktadır. Salyangoz kreminin hikayesine değinmek gerekirse salyangoz çiftliğinde çalışan işçilerin yaralarının daha çabuk iyileşmesi sonucunda salyangozları incelerler. Kırılan kabuklarını saniyeler içerisinde onaran salyangozlar, bilim adamları ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/salyangoz-kremi-kullananlar/">Salyangoz Kremi Kullananlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="300" height="260" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/ilvina-salyangoz-kremi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /></div><p>Salyangoz kremi, dünden bugüne özellikle kadınların kullandığı kremlerden biridir. Sivilce izlerini gidermeden tutun kırışıklıkları yok ederek gençleştirmeye kadar pek çok etkisi vardır. İçeriğine baktığımızda salyangoz özü ve çeşitli yağlar bulunmaktadır.</p>
<p>Salyangoz kreminin hikayesine değinmek gerekirse salyangoz çiftliğinde çalışan işçilerin yaralarının daha çabuk iyileşmesi sonucunda salyangozları incelerler. Kırılan kabuklarını saniyeler içerisinde onaran salyangozlar, bilim adamları ve kozmetikçiler için büyük bir fikir yaratır. Kendi kabuğunu saniyeler içinde yenileyen bu hayvanların özü, insanlarda da yenileme yapabilecektir. Bu sayede yara izleri ve cilt yenileme işlemi binlerce dolar harcamadan da kolayca gerçekleşebilecektir.</p>
<p><strong>SALYANGOZ KREMİNİN FAYDALARI</strong></p>
<p><strong>1-</strong> Sivilce ve sivilce izlerini temizler.</p>
<p><strong>2-</strong> Cildi soyarak yara izlerinin çabuk iyileşmesini sağlar.</p>
<p><strong>3-</strong> Vücuttaki yanıkları kolayca yeni deri ile değiştirerek kusursuz bir görünüm oluşturur.</p>
<p><strong>4-</strong> En ciddi cilt lekelerini bile önler.</p>
<p><strong>5-</strong> Ölü hücreleri canlandırır. Bu sayede cilt kırışıklığı önlenmiş olur.</p>
<p><strong>6-</strong> Cildi ve gözenekleri sıkılaştırır. Bu sayede cilt daha canlı durur.</p>
<p><strong>7-</strong> Salyangoz özlü krem düzenli bir kullanım sonucunda doğum lekelerini bile giderebilmektedir.</p>
<p><strong>8-</strong> Güneş lekeleri ve çilleri de yok edebilen yapıya sahiptir.</p>
<p><strong>KULLANANLAR NE DİYOR?</strong></p>
<p><strong>Salyangoz kremi kullananlar</strong> genel itibari ile sonuçtan memnun kalıyor. Alınan kremin markası ve kalitesi de değiştiği için kullanıcıdan kullanıcıya değişik yorumlar alınıyor. Piyasa değeri 40-80 TL olarak değişen bu kremi bilinmeyen bir markadan 10 TL&#8217;ye alanların söylenilen etkileri görmesi tabii ki çok düşük bir ihtimal. Bunlar dışında iyi bir salyangoz kremi alıp kullananlar sonuçtan çok memnun. Kullanmakla kalmıyor, çevrelerine de tavsiye ediyorlar. Mucize gibi her derdin devası bir krem olarak adlandırılan kremin satış oranı her geçen gün artıyor.</p>
<p><strong>NOT:</strong> Kremi sipariş ettiğiniz yerlere dikkat ediniz. Salyangoz kreminin dilden dile dolaşması sonucu dolandırıcısı da artmış durumda. Cilt sağlığınız için satın aldığınız yerin güvenilirliğinden emin olunuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/salyangoz-kremi-kullananlar/">Salyangoz Kremi Kullananlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/salyangoz-kremi-kullananlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pernisiyoz Anemi Nedir</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/pernisiyoz-anemi-nedir/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/pernisiyoz-anemi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2017 10:55:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=5441</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="343" height="257" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/pernisiyoz-anemi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/pernisiyoz-anemi.jpg 343w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/pernisiyoz-anemi-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 343px) 100vw, 343px" /></div>
<p>Anemi kanda normalden daha az alyuvar olması demektir. Pernisiyoz anemide B12 vitamininin eksikliğinden kaynaklı bir anemi türüdür. Aynı zamanda pernisiyoz anemi midedeki intrensek faktörü adındaki protein eksikliğidir. Bu proteinin eksikliğiyle B12 vitamini emilemez ve dışarı atılma durumunda kalır. B12 vitaminini eksikliğini nedenleri arasında; intrensek protein eksikliği, emilim bozuklukları, çeşitkli ilaç kullanımı yer alır. Vücut B12 [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/pernisiyoz-anemi-nedir/">Pernisiyoz Anemi Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="343" height="257" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/pernisiyoz-anemi.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/pernisiyoz-anemi.jpg 343w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/pernisiyoz-anemi-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 343px) 100vw, 343px" /></div><p>Anemi kanda normalden daha az alyuvar olması demektir. Pernisiyoz anemide B12 vitamininin eksikliğinden kaynaklı bir anemi türüdür. Aynı zamanda <strong>pernisiyoz anemi </strong>midedeki intrensek faktörü adındaki protein eksikliğidir. Bu proteinin eksikliğiyle B12 vitamini emilemez ve dışarı atılma durumunda kalır. B12 vitaminini eksikliğini nedenleri arasında; intrensek protein eksikliği, emilim bozuklukları, çeşitkli ilaç kullanımı yer alır. Vücut B12 eksikliğiyle yeterli miktarda sağlıklı alyuvar yapamaz. Alyuvarlar, yeterli B12 vitamininin olmamasıyla normal bir bölünme yaşayamazlar ve bu sebeple aşırı büyük olurlar.</p>
<p>SEBEPLERİ</p>
<p>İntrensek faktör eksikliği</p>
<p>İnce bağırsaklarda emilimin bozuk olması</p>
<p>Yanlış beslenme</p>
<p>Parazitlere bağlı gelişen hastalıklar</p>
<p>BELİRTİLERİ</p>
<p>İlk belirtileri arasında halsizlik ve yorgunluk yer alırken; baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, el ve ayakların soğuk olması pernisiyoz anemisinin belirtileri arasında yer almaktadır.</p>
<p>RİSKİ TAŞIYANLAR</p>
<p>Alkol bağımlıları, uyuşturucu kullananlar, vejeteryanlar, evcil hayvan besleyenler, pankreas hastalığı geçirmiş olanlar, yanlış diyet uygulayanlar, yanlış beslenme biçimine sahip olanlar bu hastalığa yakalanma riski taşıyan kişiler arasında yer alırlar.</p>
<p>TEDAVİSİ</p>
<p>Hastalığın tedavisi kolaydır. Doğru tedavinin yapılmasıyla insan normal hayatına devam edebilir. tedavi yapılmaması yada geç tanı koyulması durumunda ise ciddi sorunlara yer açar. Kalpte, beyinde, sinir sisteminde ve diğer organlarda kalıcı bozukluklar yaratabilir.</p>
<p>Tedavi; B12 vitaminini yerine koyarak sağlanır. Gerek B12 iğneleri gerekse B12 hapları kullanılır.</p>
<p>KORUNMA YOLLARI</p>
<p>Yediğimiz besinlerin B12 açısından zengin olmasına dikkat ederek hastalıktan korunabiliriz. Özellikle vejeteryanlar et tüketmedikleri için bu hastalığa yakalanma olasılıkları daha yüksektir. onlar B12 vitamini almaya daha özen göstermelilerdir. Kırmızı ve beyaz et, deniz ürünleri, yumurta, süt ve süt ürünlerinde fazlaca B12 vitamini bulunur. bunları tüketmeye özen göstermelidirler. Gerekli durumlarda doktorlar vejetaryenlere B12 vitamin takviyesi yapabilirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/pernisiyoz-anemi-nedir/">Pernisiyoz Anemi Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/pernisiyoz-anemi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nikotin Replasman Nedir</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/nikotin-replasman-nedir/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/nikotin-replasman-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Aug 2017 10:18:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=5438</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="465" height="223" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/nikotin-replasman.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/nikotin-replasman.jpg 465w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/nikotin-replasman-300x144.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 465px) 100vw, 465px" /></div>
<p>Nikotin replasman sigarayı bırakma girişiminde bulunanların denediği yöntemlerden bir tanesidir. Bu yöntemin uygulanma şekli nikotinin sigara yerine nikotinli sakız, pastil ve nikotin bandı gibi ürünlerle sağlanmasıdır. Böylece sigaranın vücuda yayılmasına sebep olduğu diğer kimyasallar vücuttan temizlenmeye başlar. Bu sırada sigarayı bırakmaya aday kişi psikolojik bağımlılığının üstesinden gelmeye çalışır. Nikotin replasman ürünleri aşamalı olarak bırakılır. Sigara [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/nikotin-replasman-nedir/">Nikotin Replasman Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="465" height="223" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/nikotin-replasman.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/nikotin-replasman.jpg 465w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/nikotin-replasman-300x144.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 465px) 100vw, 465px" /></div><p><strong>Nikotin replasman</strong> sigarayı bırakma girişiminde bulunanların denediği yöntemlerden bir tanesidir. Bu yöntemin uygulanma şekli nikotinin sigara yerine nikotinli sakız, pastil ve nikotin bandı gibi ürünlerle sağlanmasıdır. Böylece sigaranın vücuda yayılmasına sebep olduğu diğer kimyasallar vücuttan temizlenmeye başlar. Bu sırada sigarayı bırakmaya aday kişi psikolojik bağımlılığının üstesinden gelmeye çalışır. Nikotin replasman ürünleri aşamalı olarak bırakılır.</p>
<p>Sigara şok etkisiyle, yani bir anda kesilerek ve replasman uygulanmadan bırakılabilir. Bu zorlu bir yöntemdir ve bırakacak kişinin geri çekilme belirtilerine hazırlıklı olması gerekir. Geri çekilme belirtileriyle ilgili en önemli husus şudur: Bedensel ve psikolojik olarak verilen tepkiler geçicidir ve sabredildiği takdirde zaman içerisinde azalacak ve tamamen kaybolacaktır.</p>
<p><strong>Nikotin Geri Çekilmesinde Görülen Yan Etkiler</strong></p>
<p>Bedensel tepkilerden en erken karşılaşılanlardan bir tanesi uyku düzeninde görülen değişimlerdir. Bu değişimler bir veya iki hafta içerisinde ortadan kalkar. Uyanma saatinden çok erken uyanma ve uykuya dalmada problem yaşandığı gibi, normalde ihtiyaç duyulan uyku zamanından daha fazla uyku ihtiyacı da hissedilebilir. Uyku düzensizliği bir ila iki hafta içerisinde kendiliğinden geçer ve sigarayı bırakan kişi eskisinden çok daha kaliteli ve düzenli bir uyku deneyimlemeye başlar.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan sonra kiloda artış olması da bir belirti ve sigara bırakmama bahenesi haline gelebilmektedir. Aslında sigarayı bırakmanın doğrudan kilo aldırma gibi bir yan etkisi yoktur. Ancak sigara içen kişilerde gıdalardaki şekerin kana karışması daha hızlı olmaktadır. Nikotinin bedendeki yokluğunda gıda alınırken, şeker daha yavaş ve uzun sürede hücreler tarafından kullanılır. Şekerin kullanılmaya başlama süresi uzadığından tokluk hissi daha geç fark edilir ve bu sürede daha çok yemek isteği oluşabilir.</p>
<p>Bu ve benzeri yan etkilerden daha az etkilenmek için nikotin replasman uygulanabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/nikotin-replasman-nedir/">Nikotin Replasman Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/nikotin-replasman-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saçkıran Nedir</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/sackiran-nedir/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/sackiran-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2017 07:16:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=5429</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="800" height="615" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran.jpg 800w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran-300x231.jpg 300w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran-768x590.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<p>Kaş, kirpik, saç derisi ve vücuttaki diğer tüylü bölgelerde ortaya çıkan kıl kaybına saçkıran adı verilir. Tıp dilinde ‘alopesi areata’ olarak adlandırılır. Saçkıran bir bağışıklık sistemi hastalığıdır ve otoimmün hastalıklar arasında yer alır. Saçkıran olan kişilerin saç derisinde bozuk para ve yama şeklinde tüy dökülmesi görülür. Saçkıran yalnız bir bölgede görülebildiği gibi vücudun tüm bölgelerinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/sackiran-nedir/">Saçkıran Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="800" height="615" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran.jpg 800w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran-300x231.jpg 300w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/sackiran-768x590.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div><p>Kaş, kirpik, saç derisi ve vücuttaki diğer tüylü bölgelerde ortaya çıkan kıl kaybına saçkıran adı verilir. Tıp dilinde ‘alopesi areata’ olarak adlandırılır. Saçkıran bir bağışıklık sistemi hastalığıdır ve otoimmün hastalıklar arasında yer alır. Saçkıran olan kişilerin saç derisinde bozuk para ve yama şeklinde tüy dökülmesi görülür. Saçkıran yalnız bir bölgede görülebildiği gibi vücudun tüm bölgelerinde de görülebilir. Saçkırana çoğunlukla çocuklarda ve yetişkinlerde rastlanır. Ayrıca 20 yaş altı kişilerde daha sık görüldüğü de tespit edilmiştir. Saçkırana mantar neden olur ve genetik bir hastalıktır.</p>
<p><strong>Stres saçkırana yol açabilmektedir</strong></p>
<p>Saçkıranın nedenleri; bağışıklık sistemi, genler ve strestir. Beslenmeyle herhangi bir ilgisi yoktur. Saçkıran bulaşıcı bir hastalık değildir.</p>
<p>Saçkıranın belirtileri; saçkıranın başlangıcı sivilce ve küçük kabarcık gibi görünümlerle olur. Daha sonra ise halka biçiminde yayılma ve genişleme görülür. Saç dökülmesi başlangıçta geçicidir ancak kısa sürede tedavi edilmezse kalıcı kelliğe neden olabilir. Saçkıranın olduğu bölgede saçlar kırılgan ve zayıf bir durum alır. Nadiren bu bölgede sarımsı cilt lekeleri ortaya çıkar.</p>
<p>Saçkıranla baş etmek için diğer hastalarla iletişim kurulmalı, hastalık hakkında olabildiğince bilgi toplanmalı, saç kaybı yüzünden moral kaybedilmemeli ve bir uzmana başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Saçkıranın 3 farklı çeşidi vardır</strong></p>
<p>Saçkıranın üç farklı tipi bulunmaktadır, bunlar; Alopecia Areata, Alopecia Totalis ve Alopesi Universalisdir. Alopecia Areata, saçlarda bir ya da birden fazla noktada dökülme olmasıdır. Alopecia Totalis saçlı deriyi etkileyerek saçların tamamen dökülmesine sebep olan saçkıran tipidir. Alopecia Universalis ise vücudun her yerinde kılların dökülmesine neden olur.</p>
<p>Saçkıranın tedavi süreci 2 ay ile 1 yıl arasında sürmektedir. İğne tedavisi saçkıranın tedavisi için yaygın olarak kullanılmaktadır. Öte yandan saçsız bölgeye kortizon enjekte edilmesi saçların çıkmasını hızlandırmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/sackiran-nedir/">Saçkıran Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/sackiran-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saç Nezlesi Nedir, Nasıl Geçer?</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/sac-nezlesi-nedir-nasil-gecer/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/sac-nezlesi-nedir-nasil-gecer/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2016 08:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=4624</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="540" height="317" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/sac-nezlesi.jpeg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/sac-nezlesi.jpeg 540w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/sac-nezlesi-300x176.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 540px) 100vw, 540px" /></div>
<p>Saç nezlesi, bireyin baş derisinde ağrılı bir hisse sebep olan, ağrının bazen kaşıntı ve yanmaya da döndüğü bir hastalıktır. Daha fazla kadınlarda görülen hastalığın, erkekleri tesirleme seviyesi bayanlara göre 3 kat daha düşük olarak belirlenmiş. Bunun sebebi, kadınların genelde daha uzun saçlı olması. “Prenses hastalığı” veya “Rapunzel hastalığı” isimleriyle de tanınan hastalığı tanımlamak için sunulan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/sac-nezlesi-nedir-nasil-gecer/">Saç Nezlesi Nedir, Nasıl Geçer?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="540" height="317" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/sac-nezlesi.jpeg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/sac-nezlesi.jpeg 540w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/sac-nezlesi-300x176.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 540px) 100vw, 540px" /></div><p>Saç nezlesi, bireyin baş derisinde ağrılı bir hisse sebep olan, ağrının bazen kaşıntı ve yanmaya da döndüğü bir hastalıktır.</p>
<p>Daha fazla kadınlarda görülen hastalığın, erkekleri tesirleme seviyesi bayanlara göre 3 kat daha düşük olarak belirlenmiş. Bunun sebebi, kadınların genelde daha uzun saçlı olması. “Prenses hastalığı” veya “Rapunzel hastalığı” isimleriyle de tanınan hastalığı tanımlamak için sunulan İki kuram var. İlk kurama göre, saç derisindeki kıl foliküllerini beynin sinir düzenine bağlayan sinirler, folikül üstünde kıl kalmayınca beyine “acı” mesajı gönderiyor. Bu hal, fantom sıra dışıite ağrısındaki (bedenden kesilen ya da olmayan bir organda hissedilen ağrı) gibi yapılıyor. Bir diğer kurama göreyse, bu hastalığa yakalanan insanların saç derileri aşırı titiz sinirlere sahip. Uzun saçlar sıkıca ve fazla zaman süresince toplu kaldığında bu hassasiyet yükseliyor ve saç kökleriyle saç derisinin yeterli oranda hava almaması, adına “at kuyruğu belirtisi” da denen hali meydana getiriyor.</p>
<p>Yapılan incelemeri göre, saç nezlesinin saç kayıbıyla yakından teması var. Ancak hangisinin bir ötekine neden bulunduğu konusu ile ilgili bir netlik bulunmuyor. Yani, saç nezlesi saç dökülmesine sebep olabildiği gibi, saç dökülmesi de saç nezlesini tetikleyebiliyor. Yapılan bir tetkik, saç dökülmesi sebebiyle hekime başvuran kadınların %34’ünün bunun yanı sıra saç köklerindeki ağrıdan da şikayetçi bulunduğunu söylüyor. (Kaynak: Willimann, Trueb)<br />
Saç Nezlesi Neden Olur?</p>
<p>Saç derisinde iğnelenme, yoğun kaşıntı, yanma ve ağrı hissi uyandıran rahatsızlığın başlıca unsurunun, saçların fazla zaman sıkıca toplu tutulması bulunduğu düşünülüyor. Yukarıdan aşağıya doğru sıkıca bağlı tutulan saç, saç köklerinin ve derinin hava almasını zorlaştırıyor, derinin çekilmesine meydan veriyor, saç köklerini zorluyor ve kopmalara, dökülmelere neden oluyor.</p>
<p>Bir başka sebep ise, uzun saçların yıkandıktan sonra iyice kurutulmamasıdır. Genellikle soğuk havalarda ve yelda zarar görme riski çoğalan saç kökleri, güzelce kurutulmayıp ıslak bırakıldığında kuvvetinü kaybederek kaşıntıya ve dökülmeye neden olabiliyor.</p>
<p>Saçların çok sık fön vb. programlara maruz kalması ile saç biçimlendiricilerinin aşırı dozda ve çok sık tüketimi da saç nezlesini tetikleyen etkenlerden sasenesiyor. Fön, sıcak havanın deriyi tahriş etmesine, kozmetik ürünler ise derinin soğuk kalmasına sebep veriyor. Aynı biçimde, saçları birtakım boyalara alerjik olan insanlar da saç nezlesinden şikayetçi olabiliyor.</p>
<p>Düzensiz beslenme ile vitamin ve protein eksikliği de saç sağlığıy ile ilgilidir. Genellikle D vitamininin eksikliği, saçları güçsüzleştirerek saç nezlesinin önünü açıyor.</p>
<p>Doğrudan teması ispatlanmamış olsa da, saç nezlesinin depresyon, gerilim, obsesif kompülsif arıza ve kaygı gibi psikosomatik sebeplerle de meydana çıktığına dair bir görüş bulunmakta.</p>
<p>Saç nezlesi, doğum denetim hapı kullanan kadınlarda da ortaya gelebiliyor. Hapı bıraktıktan sonra bu ağrının sonlandığını dile getiren birçok kadın rapor edilmiş.<br />
Saç Nezlesinin Bulguları Nelerdir, Nasıl Tedavi Edilir?</p>
<p>Saç nezlesi olan şahıs, saç derisine dokunduğunda bir yaraya dokunurmuşçasına yanma ya da iğnelenme hisseder. Bu, rahatsızlığın ana sendromudur. Peşinden, saç diplerinde kızarma, yara oluşumu, saç dökülmesi ve kopmalar da başlayabilir. Rahatsızlığa sebep olan haller süratlice ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için yapılması gerekli olanlar alttaki gibi sıralanabilir (Rahatsızlığı olmayanlar da bu maddeleri tedbir kaliteninde aklında bulundurabilir)</p>
<p>Bu rahatsızlığın net ve belirli bir tedavisi bulunmaz. O yüzden, ilk önce rahatsızlığa sebep olan haller tespit edilip ortadan kaldırılmalıdır. Sorun tekrar de devam ederse, eksperlık kısmı dermatoloji olan bir hekime başvurmak lazım olur. Özellikle semptomlar şahıstan şahsa değişiklik göstereceğinden, rahatsızlığın ortadan kaldırılma tekniği de şahsa özel olacaktır.</p>
<p>Düzenli beslenmeye dikkat etmek gerekir. Yumurta, balık, et, süt gibi protein ve vitamin varlıklıi gıdalar tüketilerek saçın daha kuvvetli olmasına yardımcı olunmalıdır.</p>
<p>Sert ve süratli diyetlerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Yalnızca saç nezlesini değil, daha birçok hastalığı tetiklediği için gerilimden uzak durulmalıdır. Doktor denetiminde kullanılacak belli antidepresan ilaçların da saç derisine iyi geldiği belirlenmiştir.</p>
<p>Hormonal sorunlar de saç sağlığını tesirler. Vücudun yaşadığı hormonal dengesizliklikler hekim sayesinde giderilmelidir.</p>
<p>Saç bakımı yeterli olduğunu düşündüğü kadarı ile organik ürünlerle ve itinalı biçimde gerçekleştirilmelidir. Başta jöle olmak suretiyle, kozmetik ürünler aşırı dozda ve çok sık kullanılmamalıdır. Saçlar belirli meydana getiriyor natural durumuna bırakılmalıdır.</p>
<p>Saçların kurumasını önleyecek, nemlendirici kalitede şampuanlar seçilmelidir.</p>
<p>Çok sıcak ya da çok soğuk suyla duş alınmamalıdır. Saç derisi için ılık su en uygundir.</p>
<p>Saçlar yıkandıktan sonra kesinlikle havluyla heyetenmalı, sonrası da sıcaklığı yüksek olmayan bir saç kurutma makinesiyle kurutulmalıdır.</p>
<p>Duş alındıktan sonra 2-3 saat kadar süre ile dışarıya çıkılmamalıdır. Buna bilhassa soğuk havalarda daha fazla dikkat etmek gerekir. Eğer kesinlikle dışarı çıkılacaksa, saçların kuru olmasından emin olunmalı, baş ve boyun bölgesi için mevsime müsait koruyucu aksesuarlar kullanılmalıdır.</p>
<p>Saçlar zorlanarak taranmamalı, saç derisi çok sert biçimde kaşınmamalıdır.</p>
<p>Saç derisini zorlayacak ve sıkacak saç modelleri kullanılmamalı, saçlar sıkı bir biçimde toplanmamalıdır.</p>
<p>Saç derisine belli meydana getiriyor yumUşak bir biçimde masaj yapılması yarar olacaktır.</p>
<p>UYARI: Bu makaledeki veriler sadece eğitici kalite taşır. Hastaların seçenek tedavi tekniklerinden haberdar olması için yazılmıştır. Onİkiveri.com olarak, makalede verdiği bulguların netliği hakkındaki bir iddiada bulunmadığımızı ve rahatsızlığınız ile ilgili atacağınız ismimlarda mesuliyet kabul etmediğimizi balakanıze verirız. Rahatsızlığınıza bu makale ile tespit koymamanızı tavsiye eder, size İdeal tedavi tekniği için kesinlikle hekiminize başvurmanızı ehemmiyetle hatırlatırız.</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/sac-nezlesi-nedir-nasil-gecer/">Saç Nezlesi Nedir, Nasıl Geçer?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/sac-nezlesi-nedir-nasil-gecer/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yosun Yağı Kullanımı ve Faydaları</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/yosun-yagi-kullanimi-ve-faydalari/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/yosun-yagi-kullanimi-ve-faydalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2016 08:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=4622</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="545" height="364" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/yogun-yagi.gif" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /></div>
<p>Yosun yağı, su yosunundan elde edilir. Mineral ve vitamin yönünden çok varlıklı olan yosun yağı, cilt üstünde de çok yararlıdır. Son günlerde, adına daha fazla rastladığımız yosun yağı, cildi sıkılaştırdığı, sarkan mekanları onardığı ve kilo verme ile hamilelik ardından ciltte meydana gelen problemleri giderdiği için de ilgi çeken bir bitkisel yağdır. Yosun Yağının Faydaları Nelerdir? [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/yosun-yagi-kullanimi-ve-faydalari/">Yosun Yağı Kullanımı ve Faydaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="545" height="364" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/yogun-yagi.gif" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /></div><p>Yosun yağı, su yosunundan elde edilir. Mineral ve vitamin yönünden çok varlıklı olan yosun yağı, cilt üstünde de çok yararlıdır. Son günlerde, adına daha fazla rastladığımız yosun yağı, cildi sıkılaştırdığı, sarkan mekanları onardığı ve kilo verme ile hamilelik ardından ciltte meydana gelen problemleri giderdiği için de ilgi çeken bir bitkisel yağdır.<br />
Yosun Yağının Faydaları Nelerdir?</p>
<p>Vitamin varlıklıidir. Genellikle A, B, C ve E vitamini çok çoktur.</p>
<p>Aynı vakitte mineral varlıklıidir. Bol oranda magnezyum, kalsiyum, çinko içerir.</p>
<p>İçeriğindeki çinko, endokrin sistem için mühimdir; cildin dengede kalmasını sağlar ve akne gibi cilt problemini azaltır.</p>
<p>Cildi kir ve tozdan arındırır; temizler. Sıhhatlı görünmesine, canlı ve parlak olmasına yardımcı olur. Gözeneklere çok iyi gelir.</p>
<p>Cildi besler ve yumuşatır.</p>
<p>İçeriğindeki silenyum yardımıyla cildin daha kuvvetli olmasını sağlar.</p>
<p>Ciltteki hücreleri yenilemeye yardım eder.</p>
<p>Cildi sıkılaştırır.</p>
<p>Ciltteki çatlakların ve lekelerin azalmasına yardımcı olur. Bu yönden, kilo verme ve hamilelik ardından beden için çok yarar gösterir.</p>
<p>Selülitli bölgeyi tedavi eder.</p>
<p>Deri altı yağları çözer.</p>
<p>Göz altındaki morarma ve kızarmaları geçirir.</p>
<p>Saç köklerini güçlendirir.</p>
<p>Saç dökülmesini azaltır.</p>
<p>Tırnaklar için de çok tesirli bir bakım kalitenindedir.</p>
<p>Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasına yardım eder.</p>
<p>Kan dolaşımını buna bağlı şeklinde de metabolizmayı süratlendirır. böylece zayıf düşmeye yardımcı olur.</p>
<p>Vücudun nem dengesini korur.</p>
<p>Enzimleri çalıştırır.</p>
<p>Tiroid hormonundaki dengesizlikleri engeller.</p>
<p>Meme kanseri tehlikesini azaltmaya yardım eder.</p>
<p>Vücudun asit baz dengesini korur.</p>
<p>Kemikleri güçlendirir.</p>
<p>Bağışıklık düzenini güçlendirir.</p>
<p>Doğal bir antiinflamatuardır.</p>
<p>Doğal bir diüretiktir.</p>
<p>Yosun Yağı Nasıl Kullanılır?</p>
<p>Genel kullanım: Sorunlu bölgeye, yosun yağı sürülüp masaj yapılır. Yosun yağının sürüldüğü bölge streç filmle sarılıp bekletilirse, neticeler daha tesirli olur.</p>
<p>Göz altı morluklarını gidermek için: Yosun yağı şayet göz altı bölgesine uygulanacaksa, pamuğa 3 damla damlatılarak sürülmelidir. Birkaç saat bekledikten sonra da yüz yıkanmalıdır. Bu biçimde, günde 2 kez göz altı için kullanmak mümkün.</p>
<p>Selülit gidermek için: Aşağıdaki listede tespit edilen malzemeler belirti edilen miktarlarda yaydırılır. Daha sonra  koyu renge sahip bir cam şişenin içine doldurulur. Her sabah bu karışımdan alıncak bir oran, selülit tespit edilen bölgeye masaj yapılarak yapılır. Daha sonra  streç filmle sarıp sarmalanır ve 2 saat bkatılır. Son olarak, cilt suyla iyice temizleyin. Karışımın kalan alanı, buzdolabında muhafaza edilirse ömrü daha uzun olur.</p>
<p>10 ml yosun yağı<br />
10 damla limon yağı<br />
10 damla portakal yağı<br />
25 ml avokado yağı<br />
40 ml susamyağı<br />
40 ml zeytinyağı</p>
<p>ÖNEMLİ:</p>
<p>Sıcak yaz günlerinde çok çok uygulanmamalıdır. Genellikle güneşe çok çıkanlar, soyulma ve leke oluşma riskine karşı tüketimi azaltmalıdır.</p>
<p>Aynı vakitte, kullanım esnasında nemlendirici de tüketilirsa bedenin susuz kalmasının önüne geçilmiş olur.</p>
<p>Nadiren de olsa alerjik tepkiye neden olabilir. Bu sebepten tamamıyla uygulanmadan evvel bedenin bir alanında denenmeli, lazım olursa bir cilt hekimine müracaatp alakalı alerji testi yaptırılmalıdır.</p>
<p>Pazardaki ürünler alıncaksa, paraben içermeyen ürünler seçilmelidir.</p>
<p>UYARI: Bu makaledeki veriler sadece eğitici kalite taşır. Hastaların seçenek tedavi tekniklerinden haberdar olması için yazılmıştır. Onİkiveri.com olarak, makalede verdiği bulguların netliği hakkındaki bir iddiada bulunmadığımızı ve rahatsızlığınız ile ilgili atacağınız ismimlarda mesuliyet kabul etmediğimizi balakanıze verirız. Rahatsızlığınıza bu makale ile tespit koymamanızı tavsiye eder, size İdeal tedavi tekniği için kesinlikle hekiminize başvurmanızı ehemmiyetle hatırlatırız.</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/yosun-yagi-kullanimi-ve-faydalari/">Yosun Yağı Kullanımı ve Faydaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/yosun-yagi-kullanimi-ve-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tofu Nedir, Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/tofu-nedir-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/tofu-nedir-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2016 12:18:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=4626</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="376" height="280" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/tofu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/tofu.jpg 376w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/tofu-300x223.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 376px) 100vw, 376px" /></div>
<p>Genellikle son senelerde sıkça ismini duymaya başladığımız ve Türkiye’de de birtakım marketlerde bulunabilen tofu soya fasulyesinden elde edilmektedir. Bununla eş güdümlü tofu yeni bir gıda maddesi değildir ve çoğu Uzakdoğu vatanının mutfağında uzun senelerdır kullanılmaktadır. Tofunun ilk nasıl olduğu hakkındaki bir söylenti bulunmaktadır ve bu söylentiye göre bu gıda maddesi kazara bulunmuştur. Çinli bir aşçı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/tofu-nedir-nasil-yapilir/">Tofu Nedir, Nasıl Yapılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="376" height="280" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/tofu.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/tofu.jpg 376w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/tofu-300x223.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 376px) 100vw, 376px" /></div><p>Genellikle son senelerde sıkça ismini duymaya başladığımız ve Türkiye’de de birtakım marketlerde bulunabilen tofu soya fasulyesinden elde edilmektedir. Bununla eş güdümlü tofu yeni bir gıda maddesi değildir ve çoğu Uzakdoğu vatanının mutfağında uzun senelerdır kullanılmaktadır.</p>
<p>Tofunun ilk nasıl olduğu hakkındaki bir söylenti bulunmaktadır ve bu söylentiye göre bu gıda maddesi kazara bulunmuştur. Çinli bir aşçı soya fasülyesini pişirip püre durumuna getirmiş ve bunun üstüne nagari ek etmiştir. Sonucunda ise tofu meydana çıkmıştır.<br />
Tofu Nasıl Elde Edilir?</p>
<p>Tofu, yetişkin soya fasulyesinden elde ettikleri soya sütünün kesilmesi ile elde edilir. Öncelik ile soya fasulyeleri suyla ezilir ve ısıtılır. Soya sütü katı kısımlardan ayrılır. Sıcak soya sütü yaydırılır ve koagülan olarak tanınan natural sertleştirici eklenilir. Lor durumuna gelmeye başlar ve hazır bulunduğunda biçimlendirme kabına dökülür. Kesilmiş sütün suyu presle basılarak menfaatilır. Presleme ile birlikte lor, tofu bloğu durumuna gelir.<br />
Tofunun Tadı Nasıldır?</p>
<p>Tofu resmen sünger gibidir ve tanımınızde bulunan malzemelerin keyfini emer. Yani tofunun tek başına bir tadı yoktur. böylece de çoğu değişik tanımte kullanabilmek mümkündür. Tatlılarda, çorbalarda, ana yemeklerde, soslarda ve daha çoğu şeyde tofu kullanmak mümkün.<br />
Tofu Türleri Nelerdir? Hangisini Satın Almalısınız?</p>
<p>Tofu satılan bir markete veya şarküteriye gittiğinizde çok sayıda tür bulunduğunu görebilirsiniz: Çok sert, sert, yumUşak ve ipeksi. Böyle bir halde da başnız biraz karışabilir. Eğer tofuyu ne için kullanacağınızı, hangi yiyeceğin içerisine ekleyeceğinizi biliyorsanız işiniz daha basit olacaktır.</p>
<p>Eğer tofunun biçimini korumasını dilerseniz, tofuyu dilim dilim keserek kullanacaksanız, küp küp kesecekseniz, marine edip ızgara yapacaksanız veya kızartma olarak tüketecekseniz çok sert veya sert tofu tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Eğer tofuyu diğer malzemeler ile karıştırarak smoothie veya kremsi bir dolgu malzemesi hazırlayacaksanız o vakitte yumUşak veya ipeksi tofu tercih edebilirsiniz.</p>
<p>İşte size birkaç kullanım tavsiyesi:</p>
<p>İpeksi: Bu tip tofuyu smoothielerde, çorbalarda, makarnalarda veya soslarda kremsi, yoğunlaştırıcı malzeme olarak kullanabilmeniz mümkün. Bazı tanımlarde ise mayonez veya ekşi krema yerine kullanabilmeniz mümkün. Bu tanımlar için blendara gereksiniminiz olacaktır.</p>
<p>YumUşak: Bu tip tofunun yapısı ipeksi ile sert tofu arasındadır. Ufalayarak tanımlarinizin sayısını çoğaltmak için kullanabilmeniz mümkün.</p>
<p>Sert veya Çok Sert: Bu tip tofu biçimini çok güzel bir biçimde muhafaza eder. Izgara, fırında pişirme, sote ve kızartma için en uygundir.<br />
Tofuyu Kullanma Önerileri</p>
<p>Tofunun dikkat çekici bir tadı yoktur. Bunun yerine birlikte piştiği yiyeceğin keyfini alır. Tofuyu en çok tercih edilen tanımlarinizin veya en çok tercih edilen yemeklerinizin içinde kullanmak için birkaç teknik şu şekildedir:</p>
<p>Küp küp doğranmış tofuyu çorbalarda ve sulu yemeklerde kullanabilmeniz mümkün.<br />
Tofu sahanda yumurtaya veya yumurta salatasına hacim verebilir. Bunun için tofu ve yumurtayı yarı yarıya kullanabilmeniz mümkün.<br />
İpeksi tofuyu salata sosları, pudingler, peynir dolguları ile karıştırarak yiyeceğinize kremsilik katabilirsiniz.<br />
Sert tofuyu istediğiniz sebzelerle birlikte wokta kızartabilirsiniz.</p>
<p>Tofu Nasıl Muhafaza Edilmelidir?</p>
<p>Tofuyu marketten alıp eve getirdiğinizde, açılmamış kabı kullanana kadar buzdolabında bekletmelisiniz. Fakat son kullanma tarihine de ilgi etmeli ve son kullanma tarihi geçmiş bir ürünü kullanmamalısınız. Açtıktan sonra içinde bir oran kaldıysa, aşağı yukarı 5 gün daha durabilir. Fakat bu halde kapalı bir cam kapta, bir oran suyun içinde ( su tofuyu tamamıyla kaplamalıdır ) muhafaza edilmelidir. Tofunun kendi ambalajındaki su ise yeni bir kaba alınmadan evvel dökülmelidir. Yani çoğalan tofuyu muhafaza edeceğiniz kabın içinde yalnızca yeni su olması gereklidir. Su ise her gün değiştirilmelidir.</p>
<p>Fakat muhtemelen bir veya İki gün içinde tüketmek isteyeceksiniz. Çünkü yukarıyada da bildirdiğimiz gibi kabın içindeki suyu her gün değiştirmeniz gereklidir. Eğer değiştirmezseniz olağanüstü kötü bir koku buzdolabınızı saracaktır ve bu kokuyu alır almaz tofuyu çöpe atacaksınızdır.</p>
<p>Hem de marketten satın aldığınız tofu paketli değilse de aynı muhafaza tekniği uygulanmalıdır. Yani tofu cam bir kaba alınmalı, üstüne yeterli oranda su mevzulmalı ve su her gün değiştirilmelidir. Önerilen vakitde de tüketilmelidir.</p>
<p>Tofu katiyen fazla zaman dışarıda bırakılmamalı, daima buzdolabında muhafaza edilmelidir. Satın alır almaz da en kısa vakitte buzdolabına konmalıdır. Dışarıda kalan tofu çok çabucak bakteri üretecektir. Dikkat edilmesi gereken bir başka mevzu ise saklama kabının plastik olmaması gerektiğidir. Yapılan incelemeler plastikleştirici maddelerin plastikten gıdae nüfuz ettiğini ve bunun da sıhhat sorunlarının nedeni bulunduğunu göstermiştir.<br />
Tofunun Bozulduğunu Nasıl Anlarsınız?</p>
<p>Eğer tofuda hoş olmayan bir koku veya tat varsa, tofunun bozulduğunu anlayabilirsiniz. Arada sırada üründe jelatinimsi bişi veya renk bozulması da görebilirsiniz. Böyle hallerde son kullanma tarihi denetim edilmelidir. Son kullanma tarihi geçtiyse esasen anında atılmalıdır. Fakat son kullanma tarihi geçmediyse de aldığınız yer ile etkileşime geçebilirsiniz.</p>
<p>Daha evvel açılmış bir tofuda ise son kullanma tarihinin bir ehemmiyeti yoktur. Doğru bir biçimde muhafaza edilirse açıldıktan sonra en çok 5 gün içinde tüketilmelidir. Daha evvel açtığınız, cam bir kapta muhafaza ettiğiniz ve her gün suyunu değiştirdiğiniz tofuda da bozulma sendromu olursa anında atmanız önerilmektedir.</p>
<p>Ne olursa olsun bozulmuş tofuyu tüketmemelisiniz! Eğer kuşkulendiğiniz bir hal varsa son kullanma tarihi geçmese bile ürünü atmalı veya aldığınız yere götürüp oradaki şahıslara danışmalısınız.</p>
<p>Uyarılar</p>
<p>Besin zehirlenmesinden korunmak için sorunlu tofuyu tüketmemeniz gereklidir. Bu hususta çok dikkatli olmanız gerekiyor.<br />
Soyadan yapıldığı için alerjisi olan kişilerin tofuyu tüketmesi tavsiyelmemektedir. Bu hususta hekiminizle görüşebilirsiniz.<br />
Tofu ve bütün soya ürünleri aşırı derecede oksalat içerir. Eğer oksalat sahibi olan böbrek taşı geçmişiniz varsa çok çok oranda soya ürünleri kullanımından kaçınmalısınız. Östrojen-duyarlı göğüs tümörü olan veya geçmişte olmuş kadınlar da haftada 4 servisten çok soya tüketmemelidir. Bununla eş güdümlü her İki sıhhat sorununde de en iyisi hekiminize danışmaktır.</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/tofu-nedir-nasil-yapilir/">Tofu Nedir, Nasıl Yapılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/tofu-nedir-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücudun Susuz Kalmasının Belirtileri</title>
		<link>https://www.ertandonmez.com.tr/vucudun-susuz-kalmasinin-belirtileri/</link>
					<comments>https://www.ertandonmez.com.tr/vucudun-susuz-kalmasinin-belirtileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Dönmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2016 12:14:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ertandonmez.com.tr/?p=4628</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="640" height="360" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/Vücudun-Susuz-Kalmasının-Belirtileri.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/Vücudun-Susuz-Kalmasının-Belirtileri.jpg 640w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/Vücudun-Susuz-Kalmasının-Belirtileri-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></div>
<p>Vücudumuzun aşağı yukarı %60-70’i sudan oluşuyor. Hal bu tür olunca “su” başka bütün meşrubat ve yiyeceklerden fazlaca daha çok ehemmiyet taşıyor. Yapılan incelemeler, insanların 1 haftadan fazla zamanlerde herhangi bir besin maddesi almadan dayanabildiklerini, yalnız 24 saat susuzluğa dayanamadıklarını meydana koymakta. Bütün şunlar göz önüne alındığında, her gün yeterli oranda su içmenin ehemmiyeti bir kez [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/vucudun-susuz-kalmasinin-belirtileri/">Vücudun Susuz Kalmasının Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="640" height="360" src="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/Vücudun-Susuz-Kalmasının-Belirtileri.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/Vücudun-Susuz-Kalmasının-Belirtileri.jpg 640w, https://www.ertandonmez.com.tr/wp-content/uploads/2016/06/Vücudun-Susuz-Kalmasının-Belirtileri-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></div><p>Vücudumuzun aşağı yukarı %60-70’i sudan oluşuyor. Hal bu tür olunca “su” başka bütün meşrubat ve yiyeceklerden fazlaca daha çok ehemmiyet taşıyor. Yapılan incelemeler, insanların 1 haftadan fazla zamanlerde herhangi bir besin maddesi almadan dayanabildiklerini, yalnız 24 saat susuzluğa dayanamadıklarını meydana koymakta. Bütün şunlar göz önüne alındığında, her gün yeterli oranda su içmenin ehemmiyeti bir kez daha anlaşılıyor. Vücudun susuz kalmasının ilk bulguları arasında; ağız ve dudakların kuruması, yeteri kadar gözyaşı üretilememesinden ötürü gözlerin batması sayılabilir.<br />
Susuzluk Bulguları</p>
<p>Susuzluk hayat sürdüğümüzda, fazlalıkla farkına varmadan bir bardak su içiyoruz. Çünkü bedenimiz bizi bu kritik hal için ikaz ediyor ve ağzımız kuruyor. Fakat elimizin altında su bulunmadığında veya örnek olarak, ağır bir egzersiz esnasında aşırı terlemeyle eş güdümlü hızlıca normalden çok su kaybettiğimiz de bedenimizin susuz kaldığını birtakım başka açıklananle de anlayabiliriz.</p>
<p>Susuzluğun ilk bulguları dudakların ve ağız içinin kurumasıdır. Eğer ağzınız açık soluk alıp vermeye devam ederseniz dil ve damak bölgesi de kurur. Susuzluk devam ettikçe halsizlik başlar, zihin karışıklığı yaşanır ve akciğerlerdeki nem azaldığı için soluk alıp vermek zorlaşabilir. Bu açıklanan ani yaşanan susuz kalmanın neticeleridır. Eğer derli toplu olarak bedenin gereksinim duyduğu orandan daha düşük su kullanıyorsanız bedendeki yağ seviyesi artar, kas kütlesi azalır ve besinleri daha zor sindirirsiniz.<br />
Ne Kadar Su İçmeliyim?</p>
<p>Eksperlerın bu husustaki tavsiyeleri genelde günde 2-2,5 litre veya 8 büyük su bardağı su içilmesi tarafında. Bugünküde birçok insan dehidratasyon (bedenin susuz kalması) yaşıyor yalnız bunun farkında bile değil. Çünkü gün boyu içtiğimiz kahve, çay, tatlı ve gazlı meşrubatlarle yeterli oranda su aldığımızı sanıyoruz. Ancak aslında bu tip meşrubatlar bedenin daha çok su kaybetmesine meydan veriyor. Mesela kafeinli meşrubatlar suyun bedenden daha süratli atılmasına sebep olur. Bu sebepten kahve içtiğinizde kafeinin olumsuz tesirlerini engellemek için normalden daha çok su içmelisiniz.<br />
Diğer Öneriler?</p>
<p>Vücudumuzun tek su kaynağı H20 yani su değil. Yediğimiz meyve ve sebzelerin fazlalığı %70-80 arası su içeriyor. Bunun için hem beden için mühim vitamin ve minerallerin alınması, hatta alınan su sayısının arttırılması için günde minimum3-4 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesi tavsiyeliyor.</p>
<p><a href="https://www.ertandonmez.com.tr/vucudun-susuz-kalmasinin-belirtileri/">Vücudun Susuz Kalmasının Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ertandonmez.com.tr">No Blog Title Set</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ertandonmez.com.tr/vucudun-susuz-kalmasinin-belirtileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
